Rahmet peygamberi Sitesi

Dünya İslam Birliği - Uluslararası Peygamberi Tanıtma ve Destekleme Komisyonu

Hicretin on üçüncü yılının şevvalinde Uhud savaşı olmuştur.
Allah, Bedir’de Kureyş’in eşrafını öldürünce ve onlar
benzerini görmedikleri bir musibete uğrayınca, öç almak
ve kaybettikleri onurlarını yeniden kazanmak istediler. Ebû
Sufyân, Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’e ve Müslümanlara
karşı tahrikte bulunmaya ve birlikler oluşturmaya başladı.
Kureyş’ten, müttefiklerden ve Ehabiş’ten yaklaşık üç bin
kişi topladı. Erkek savaşçılar, hanımlarını da getirdiler, böylece
savaştan kaçamayacaklar ve hanımlarını korumak için
savaş alanından ayrılmayacaklardı. Sonra Ebû Sufyân onları
Medîne’ye doğru harekete geçirdi ve gelip Uhud dağının yakınında
konakladılar.
 

Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem onların karşısına mı çıkalım
yoksa Medîne’de mi kalalım diye ashâbıyla istişarede
bulundu. Kendisi, Medîne’den çıkılmaması ve orada savunma
yapılması görüşündeydi. Düşmanlar Medîne’ye girecek
olurlarsa, Müslümanlar onlarla çatışmaya gireceklerdi. Fakat
bazı büyük sahabîler Medîne’den çıkılıp öyle savaşılmasını
tavsiye ettiler. Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bin sahabîyle
çıktı. Bu, Cuma günü olmuştu. Medîne’yle Uhud arasındayken,
münafık Abdullah b. Ubey, askerlerin üçte biriyle geri
118 Kırk Oturumda Sevgili Peygamberimiz sallallâhu aleyhi ve sellem
döndü. Dönerken şöyle dedi: Bana karşı çıkıp başkasını dinliyorsun.
Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem yola devam etti ve Uhud
vadisine karargâh kurdu. Arkasını Uhud dağına dayadı. Kendisi
emir verinceye kadar savaşa başlamamalarını emretti.
Cumartesi günü, ellisi süvari, yedi yüz kişiyle savaş düzeni
aldı.
 

Sayıları elli kişi olan okçuların başına Abdullah b.
Cubeyr’i getirdi. Ona ve arkadaşlarına, kuşların askerleri kaptıklarını
görseler bile, yerlerinden ayrılmayıp ordunun gerisinde
kalmalarını emretti. Ayrıca müşriklerin Müslümanlara
gerilerinden gelmemeleri için onları ok yağmuruna tutmalarını
emretti.
Savaş başladı. Zafer, günün başında, Müslümanların lehine,
kâfirlerin aleyhineydi. Müşrikler bozguna uğramışlar,
geri dönmüşler, kadınlarının yanına varmışlardı. Okçular
onların bozguna uğradıklarını görünce, Rasûlullah sallallâhu
aleyhi ve sellem’in ayrılmamalarını emrettiği yeri terk ettiler.
 

Onlar: Arkadaşlar! Haydi ganimete! dediler. Komutanları
onlara, Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in sözünü hatırlattı.
Dinlemediler, müşriklerin geri dönmelerinin imkânsız olduğunu
zannettiler. Ganimet toplamaya gittiler. Oradaki geçiti
boş bıraktılar. Müşriklerin süvarileri tekrar hücum edip geçitin
okçular tarafından boşaltıldığını gördüler. Oradan geçip
sonuncuları gelinceye kadar oraya yerleştiler. Müslümanları
kuşattılar. Allah bazılarına şehitliği nasip etti. Sahabîler geri
döndüler. Müşrikler Rasûlullah’a kadar ulaşıp yüzünü yaraKırk
Oturumda Sevgili Peygamberimiz 119 sallallâhu aleyhi ve sellem
ladılar. Sağ tarafındaki bir dişini kırdılar. Başında yumurta
kırdılar, taşa tuttular. Fasık Ebû Amir’in Müslümanlara tuzak
olarak hazırladığı çukurlardan birine yan üstü düştü. Ali elinden
tutup çıkardı. Talha b. Ubeydillah onu kucakladı. Mus’ab
b. Umeyr önünde öldürüldü. Sancağı Ali b. Ebî Tâlib’e verdi.
 

Miğferin iki halkası yüzüne battı. Onları Ebû Ubeyde çıkardı.
Ebû Saîd el-Hudrî’nin babası Mâlik b. Sinan yanağından akan
kanı emdi. Müşrikler ona yetiştiler ve Allah’ın kendileriyle
onun arasına girmemesini istiyorlardı. Müslümanlardan on
kişilik bir grup onun önüne durup hepsi öldürülünceye kadar
kendilerini siper ettiler. Sonra Talha, onları Rasûlullah’ın yanından
uzaklaştırıncaya kadar kahramanca çarpıştı. Ebû Ducâne
kendi sırtını Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’e kalkan
yaptı. Oklar ona saplanıyor ama yerinden kımıldamıyordu. O
gün Katâde b. en-Nu’man’ın gözü çıktı. Katâde çıkan gözünü
Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’e getirdi. Rasûlullah sallallâhu
aleyhi ve sellem eliyle gözü yerine koydu. O göz daha sağlam ve
daha güzel hale geldi.
Şeytan avazı çıktığı kadar: Muhammed öldürüldü! diye
bağırdı. Bu, birçok Müslümanı etkiledi ve çoğu kaçtı. Hâlbuki
Allah ne takdir ettiyse o başa gelecekti.
 

Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem Müslümanların yanına
geldi. Onu, miğferin altında ilk tanıyan Kâb b. Mâlik oldu.
Yüksek sesle: Müslümanlar! Müjdeler olsun! İşte Rasûlullah!
diye bağırdı. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem ona: “Sus” diye
işaret etti. Müslümanlar etrafında toplandılar. Aralarında Ebû
Bekir, Ömer, Ali, el-Hâris b. es-Sımme’nin vs. bulunduğu kim120
Kırk Oturumda Sevgili Peygamberimiz sallallâhu aleyhi ve sellem
selerle birlikte ilk gece konakladıkları vadiye gittiler. Dağa tırmandıklarında
Ubey b. Halef atıyla Rasûlullah sallallâhu aleyhi
ve sellem’e yetişti. Maksadı onu öldürmekti. Rasûlullah sallallâhu
aleyhi ve sellem ona bir mızrak attı. Mızrak köprücük kemiğine
isabet etti. Yenilmiş bir halde geri döndü. Mekke’ye dönerken
yolda öldü.
 

Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem yüzündeki kanı yıkayıp
temizledi. Yaralarından dolayı oturarak namaz kıldı. Hanzala
öldürüldü. Eşiyle cinsel ilişki yaptığı için cünüptü. Savaş için
yapılan çağrıyı duyunca, gusletmeden hemen savaşa katılmıştı.
Onu melekler yıkadı. Müslümanlar müşriklerin sancaktarlarını
öldürdüler. Nuseybe bnt. Kâb el-Mâziniyye adlı
Ummu Umâra çok iyi çarpıştı. Amr b. Kami’e bir kılıç darbesiyle
onu ağır bir şekilde yaraladı.
 

Müslümanlardan öldürülenlerin sayısı yetmiş küsur kişiydi.
Müşriklerden ise yirmi üç kişi öldürüldü. Kureyşliler,
Müslüman ölülerinin çirkin bir şekilde organlarını parçaladılar.
Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in amcası Hamza da,
öldürülen Müslümanlar arasındaydı.(178)
(178) Bkz.: Zâdu’l-Me’âd, III/192 ve devamı; Lubâbu’l-Hıyâr fi Sîreti’l-Muhtâr, s. 64.