Rahmet peygamberi Sitesi

Dünya İslam Birliği - Uluslararası Peygamberi Tanıtma ve Destekleme Komisyonu

Yirminci KonuKur’an Okuma Konusundaki Sünneti[1]

1. Peygambersallallahu aleyhi ve sellem’in devamlı okuduğu ve hiç terk etmediği bir hizbi vardı.
2. Tertil üzere, ağır ağır sükûnetle okurdu; ne hızlı, ne de acele okumazdı. Bilakis harfleri teker teker, açık seçik telaffuz ederdi.
3. Kesik kesik okur, her âyetin sonunda dururdu. Sûreyi uzun bir sûre olacak kadar yavaş okurdu.
4. Med harflerini uzatır, er-Rahmân ve er-Rahîm kelimelerinin medlerini uzatarak okurdu.

5. Kur’an okuyacağı zaman “eûzü billahi mineş-şeytânir-racîm” diyerek kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırdı. Bazen de şöyle istiaze ederdi:
 «اللَّهُمَّ  إِنِّي أَعُوذُ  بِكَ مَنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ  مِنْ هَـمْزِهِ  وَ نَفْخِهِ وَنَفْثِهِ»
 “Allah’ım! Şeytanın kışkırtmasından, üflemesinden ve fısıldamasından sana sığınırım.”  (Ebû Dâvûd, İbn Mâce).
6- Ayakta iken, otururken, yatarken, abdestli iken ve abdestsiz iken Kur’an okurdu. Cünüplük dışında hiçbir şey onun Kur’an okumasına engel olmazdı.

7- Kur’an’ı teğanni ile okurdu ve şöyle buyururdu: “Kur’an’ı teğanni ile okumayan bizden değildir.” (Buhârî).
Yine şöyle buyurdu: “Kur’an’ı seslerinizle süsleyi-niz.” (Ebû Dâvûd, Nesâî, İbn Mâce).
8- Başkasından Kur’an dinlemeyi severdi.

9- Peygambersallallahu aleyhi ve sellem bir secde âyetiyle karşılaştığında tekbir alır, secdeye varırdı.[2] Secdede bazen şunu okurdu: “Yüzüm, güç ve kudretiyle kendisini yaratan, şekillendiren, göz-kulak veren Allah’a secde etti.” (Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî). Bazen de şu duayı okurdu: “Allah’ım! Bu secdeme karşı bir günahımı sil, benim adıma bir sevap yaz ve onu kendi katında muha-faza et. Kulun Dâvûd’dan kabul ettiğin gibi benden de kabul et.” (Tirmizî, İbn Mâce). Peygambersallallahu aleyhi ve sellem’in bu secdeden kalkmak için tekbir aldığı, tehıy-yat okuduğu ve selam verdiği kesinlikle nakledilme-miştir.
 

 
--------------------------------------------------------------------------------

[1]    Zâdu’l-Me‘âd (1/463).
[2]    Zâdu’l-Me‘âd (1/351)