Rahmet peygamberi Sitesi

Dünya İslam Birliği - Uluslararası Peygamberi Tanıtma ve Destekleme Komisyonu

Guidance for Fasting

Onuncu Konu: Oruç Konusundaki Sünneti
A- Ramazan Orucu Konusundaki Sün-neti:[1]
1. Peygambersallallahu aleyhi ve sellem ancak, ya hilalin kesin bir sûrette görünmesiyle ya da bir tek şahidin tanıklığıyla oruca başlardı. Şâyet hilali görmez ve hiç kimse de hilali gördüğüne şahitlik etmezse, Şaban ayını otuza tamamlardı.
2. Otuzuncu gece görüş alanını bulut kapatır da hilali göremezse Şaban ayını otuza tamamlardı. Hava bulutlu olduğu gün oruç tutmaz, oruç tutulmasını da emretmezdi.
3. Peygambersallallahu aleyhi ve sellem ancak iki kişi-nin şahitliğiyle oruçtan çıkar ve bayram yapardı.
4. Ramazan’ın otuzuncu günü bayram namazının kılınma vakti çıktıktan sonra iki şahit dün akşam Şevval hilalini gördüklerine dair tanıklık ederlerse, Peygambersallallahu aleyhi ve sellem orucu bozar ve insanlara da orucu bozmalarını emreder, ertesi gün bayram nama-zını aynı vaktinde kıldırırdı.
5. İftarda acele eder ve acele davranılmasını teşvik ederdi. Sahur yemeği yer, sahur yemeği yenilmesini teş-vik ederdi. Sahuru geciktirir ve geciktirilmesini teşvik ederdi.
6. Akşam namazını kılmadan önce iftar ederdi. Bulursa birkaç yaş hurma ile, bulamazsa kuru hurma ile, onu da bulamazsa birkaç yudum su ile iftar ederdi.
7. Orucunu açtığı zaman şöyle derdi: “Susuzluk gitti, damarlar ıslandı ve inşaallah ecir sabit oldu.” (Ebû Dâvûd).
8. Peygambersallallahu aleyhi ve sellem her türlü iba-deti Ramazan ayında çokça yapardı. Cebrail, Rama-zan’da onunla karşılıklı Kur’an okurdu.
9. Bu ayda bol bol sadaka verir, iyilik yapar, Kur’an okur, namaz kılar, zikreder ve itikâfta bulunurdu.
10. Ramazan’a mahsus olmak üzere diğer aylarda yapmadığı ibadetleri yapardı. Hatta bazen bu ayda visal orucu bile tutardı. Ashabını visal orucu tutmaktan men ederdi, onların sadece sahur vaktine kadar oruca devam etmelerine izin verirdi.
B- Oruç Esnasında Yasak ve Mubah Olan Şeyler Hakkındaki Sünneti:
1. Peygambersallallahu aleyhi ve sellem oruçlunun cinsel ilişkiyi çağrıştıran çirkin sözler söylemesini, şa-mata etmesini, sövmesini ve kendisine sövüldüğü za-man karşılık vermesini yasaklamış; söven kişiye: “Ben oruçluyum” diye cevap verilmesini emretmiştir.
2. Peygambersallallahu aleyhi ve sellem Ramazan’da yolculuğa çıktı ve yolculuğu esnasında oruç tuttuğu da oldu, tutmadığı da oldu. Sahabelerini de bu ikisi ara-sında serbest bıraktı.
3. Düşmanlarına yaklaştıklarında sahabelerine oruç-larını bozmalarını emrederdi.
4. Peygambersallallahu aleyhi ve sellem yolculukta oruçlunun orucunu bozabileceği mesafe için bir sınır koymadı.
5. Sahabeler yolculuğa çıktıklarında evleri geç-meyi dikkate almaksızın oruçlarını bozuyorlar ve bu-nun Peygambersallallahu aleyhi ve sellem’in sünneti oldu-ğunu haber veriyorlardı.
6. Peygambersallallahu aleyhi ve sellem hanımlarıyla cinsel ilişkide bulunduktan sonra cünüp bir halde sabah namaz, vaktine kadar durduğu da olurdu. Sa-hurdan sonra/sabah namazı vakti girince gusleder ve oruç tutardı.
7. Ramazan ayında oruçlu iken bazı hanımlarını öperdi.
8. Oruçlu iken misvak kullanır, ağzına burnuna su alır ve oruçlu iken başına su dökerdi.
9. Unutarak yiyen veya içen kimseden kazayı dü-şürürdü.
10. Hasta ve yolcunun orucunu bozup sonra kaza etmesine izin verdi. Kendilerine bir zarar gelmesinden korkan hamile ve emzikli kadınlara da aynı izni verdi.

C- Nafile Oruçlar Konusundaki Sünneti:
1. Onun bu konuda çok mükemmel bir sünneti vardı ve bu sünnet hem maksada çok uygundu, hem de nefislere kolay gelen bir sünnetti. Bazen o kadar çok oruç tutardı ki, galiba hiç iftar etmeyecek denilirdi. Bazen de galiba hiç oruç tutmuyor denilecek kadar az oruç tutardı. Ramazan’dan başka hiçbir ayın tamamını oruçlu geçirmezdi. Hiçbir ayda da Şaban ayında tuttu-ğundan daha fazla oruç tutmadı. Hiçbir ayı da oruçsuz geçirmedi.
2. Sadece Cuma günü oruç tutmayı mekruh sayar-dı. Pazartesi ve Perşembe günleri oruç tutmaya dikkat ederdi.
3. İster yolcu, ister mukim olsun dolunay günleri oruç tutar ve her hicri ayın 13. 14. ve 15. günleri olan bu dolunay günleri oruç tutmayı teşvik ederdi.
4. Yine her hicrî ayın başlangıç günlerinde üç gün oruç tutardı.
5. Şevval ayında altı gün oruç tutma hakkında şöyle derdi: “Ramazanla beraber altı günlük Şevval oru-cu, bütün bir yılı oruçlu geçirmeye denktir.” (Müslim). Aşure gününün orucunu diğer günlerin orucuna tercih ederdi. Bu orucun geçmiş bir senenin günahlarına kefaret olacağını haber verdi.
6. Arefe günü orucu hakkında şöyle dedi: “Arefe günü orucu, geçen yılın ve kalan yılın günahlarına kefa-rettir.” Arefe günü Arafat’ta oruç tutmamak da onun sünnetlerindendi.
7. Bütün seneyi oruçlu geçirmek onun sünne-tinden değildi. Aksine bunun hakkında şöyle demiştir: “Bütün senenin tamamını oruçlu geçiren, ne oruç tutmuş sayılır ne de iftar etmiş sayılır.” (Nesâî)
8. Bazen nafile oruca niyet eder, sonra onu bo-zardı. Ailesinin yanına girince : “Yanınızda yiyecek bir şey var mı?” diye sorar, onlar “Hayır” derlerse: “O halde ben de orucum” derdi. (Müslim).
9- Şöyle buyururdu: “Biriniz oruçlu iken bir yemeğe davet edildiği zaman: Ben oruçluyum, desin.” (Müslim).

D- İ’tikâf Konusundaki Sünneti:[2]
1. Peygambersallallahu aleyhi ve sellem Allah Teâlâ kendisini vefat ettirinceye kadar Ramazan’ın son on gününde i’tikâfa girdi. İ’tikâfı bir defa terk etti, onu da Şevval’de kaza etti.
2. Kadir gecesini araştırdığından, bir defasında Ra-mazan’ın ilk on günü, sonra ortasındaki on günü, daha sonra da son on günde i’tikâfa girdi. Sonra Kadir ge-cesinin son on günde olduğunu anlayınca artık Rab-bine kavuşuncaya kadar Ramazan’ın son on günü i’ti-kâfa girmeye devam etti.
3. Bu ibadeti ancak oruçlu olarak yaptı.
4. Çadır kurulmasını emreder, mescitte bir çadır kurulur ve orada yalnız kalırdı.
5. İ’tikâfa girmek istediği zaman sabah namazını kılar, sonra i’tikâfa girerdi.
6. İ’tikâfa girdiğinde yatağı serilir, i’tikâfa girdiği yere divanı konulurdu. Çadırına tek başına girerdi.
7. İ’tikâfta iken insani ihtiyaçları dışında evine gitmezdi.
8. Başını Aişe’nin odasına doğru çıkarır, Aişe de hayızlı olduğu halde onun başını tarardı.
9. Peygambersallallahu aleyhi ve sellem i’tikâfta iken hanımlarından birisi kendisini ziyaret etmiş, gitmek için ayağa kalktığında Peygambersallallahu aleyhi ve sellem de onunla birlikte kalkmış ve geceleyin onu evine kadar götürmüştü.
10. İ’tikâfta iken hanımlarından hiçbirisiyle cinsel ilişkiye girmemiş, öpmemiş ve başka bir şey yapma-mıştır.
11. Her sene i’tikâfta on gün kalırdı, vefat ettiği yıl yirmi gün kaldı.

[1] Zâdu’l-Me‘âd (2/30).
[2] Zâdu’l-Me’âd (2/82).