Rahmet peygamberi Sitesi

Dünya İslam Birliği - Uluslararası Peygamberi Tanıtma ve Destekleme Komisyonu

Hudeybiye anlaşmasına göre, Huzâa kabilesi, Rasûlullah
sallallâhu aleyhi ve sellem’in tarafında; Bekr kabilesi de Kureyş’in
tarafında yer aldı. Sonra Huzâa’dan birisi, Bekr’den birisinin
Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’i hicveden bir şiir söylediğini
duydu ve döverek başını yardı. Böylece araları bozuldu.
Bekr kabilesi Huzâa ile savaşmaya karar verdi. Kureyş’ten
yardım istedi. Kureyşliler onlara silah ve hayvan yardımı yaptılar.
Aralarında Safvan b. Umeyye, İkrime b. Ebî Cehil ve Suheyl
b. Amr’ın da bulunduğu bazı Kureyşliler gizlice onlarla
çatışmaya girdiler. Huzâa Harem’e sığındı. Bekr, Harem’in
saygınlığını ve dokunulmazlığını hiçe sayıp orada Huzâalılarla
çatıştı ve onlardan yirmi küsur kişiyi öldürdü. Böylece Kureyş,
Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ile yapmış olduğu barış
anlaşmasını bozmuş oldu, çünkü Peygamber sallallâhu aleyhi ve
sellem’in müttefiki olan Huzâa’ya karşı Bekr oğullarına yardım
etmişti. Huzâa kendilerine yapılanı Rasûlullah sallallâhu aleyhi
ve sellem’e bildirince, o: “Kendimi koruduğum şeyden sizi mutlaka
koruyacağım” dedi.
Sonra Kureyş, pişmanlığın fayda vermeyeceği sırada, yap156
 

Kırk Oturumda Sevgili Peygamberimiz  Rasûlullah
sallallâhu aleyhi ve sellem
tıklarından pişman oldu. Hudeybiye anlaşmasını yenilemek
ve süreyi uzatmak için, Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’e
Ebû Sufyân’ı gönderdi. Ancak Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem
ondan yüz çevirdi ve ona cevap vermedi. O büyük sahabîlerden
kendisi için Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’e aracı
olmalarını istedi. Hiçbiri kabul etmedi. Ebû Sufyân herhangi
bir anlaşma veya sözleşme yapamadan Mekke’ye döndü.
Kureyş’in Müslümanlarla yaptığı anlaşma ve sözleşmeleri
bozması karşısında, Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem
Mekke’yi fethetmeye ve kâfirleri yola getirmeye karar verdi.
Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem Mekke’nin fethine hazırlandığı
sırada, meseleyi gizli tuttu. Çünkü o, müşriklere
kendi yurtlarındayken ânî bir baskın yapmak istiyordu.
Rasûlullah, çevresindeki Araplara, Eslem’e, Gıfar’a,
Muzeyne’ye, Cuheyne’ye, Eşca’a ve Suleym’e haber gönderdi.
Sonunda Müslümanların sayısı on bine ulaştı. Peygamber sallallâhu
aleyhi ve sellem Medîne’de, yerine Ebû Ruhm el-Gıfarî’yi
bıraktı. 10 Ramazan, Çarşamba günü yola çıktı. Kadîd’de sancak
ve bayrakları açtı.
 

Onun harekete geçtiğini Kureyş duymamıştı. Onlar, haber
ve bilgi toplaması için Ebû Sufyân’ı göndermişler, bu konuda
ona şöyle demişlerdi: Muhammed’le karşılaşırsan, ondan
bizim için eman (güvence) al.
Ebû Sufyân, Hakîm b. Hizâm ve Budeyl b. Verkâ yola çıktılar.
Askerleri görünce, korktular. el-Abbâs, Ebû Sufyân’ın
sesini tanıdı ve: Ebû Hanzala! dedi. O da: Buyur, diye cevap
Kırk Oturumda Sevgili Peygamberimiz 157  Rasûlullah
sallallâhu aleyhi ve sellem
verdi. el-Abbâs: İşte Rasûlullah, on bin kişinin arasında, dedi.
Bunun üzerine Ebû Sufyân Müslüman oldu. el-Abbâs onu
koruması altına aldı. Onu ve iki arkadaşını, Rasûlullah sallallâhu
aleyhi ve sellem’in huzuruna götürdü ve onlar da Müslüman
oldular.
 

Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem el-Abbâs’a, Ebû Sufyân’ı
götürüp İslâm’ın ve Müslümanların gücünü görmesi için, İslâm
ordusunun geçtiği yolda durdurmasını emretti. el-Abbâs
da Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’e, Ebû Sufyân’a övüneceği
bir şey vermesini tavsiye etti. Çünkü o, övünmeyi seven birisiydi.
Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem: “Kim Ebû Sufyân’ın
evine girerse, o güvendedir. Kim mescide girerse güvendedir”
dedi.
 

Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem çatışmaya girilmesini
yasakladı. Komutanlarına ancak kendileriyle çatışmaya girenlerle
çatışmalarını emretti. Hâlid b. el-Velîd dışında, Müslümanlar
bir dirençle karşılaşmadılar. Handeme’de, Kureyş’ten
bir toplulukla Safvan b. Umeyye, Suheyl b. Amr ve İkrime b.
Ebî Cehil ona taarruz ettiler. Onun, Mekke’ye girmesini engellediler.
Kılıçlarını çekip ok attılar. Hâlid, arkadaşlarına
seslenip onlarla çatışmaya girdi. Hâlid müşriklerden on üç
kişiyi öldürdü, saldırganlar kaçtılar, Müslümanlardan Kurz b.
Cabir’le Hubeyş b. Hâlid b. Rabia öldürüldü.
Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem için Hacûn’da bir çadır
kuruldu. Mekke’ye zor kullanarak girmiş oldu. Mekkeliler
ister istemez Müslüman oldular. Devesinin üzerinde Kâbe’yi
tavaf etti. Kâbe’nin etrafında 360 put vardi. Putlardan her bi158
 

Kırk Oturumda Sevgili Peygamberimiz  Rasûlullah
sallallâhu aleyhi ve sellem
rinin yanından geçerken elindeki asayla ona işaret ederek:
“Hak geldi, batıl yok oldu” diyordu. En büyük put Hubel’di,
Kâbe’nin karşısındaydı. Sonra Makam’a geldi. Gerisinde iki
rekât namaz kıldıktan sonra halkın karşısına çıktı ve: “Kureyşliler!
Şimdi size ne yapacağımı tahmin ediyorsunuz?” diye
sordu. Kureyşliler: Senin iyilik yapacağını umuyoruz. Sen iyi
bir kardeşsin, iyi bir kardeşin oğlusun, dediler. O da: “Gidiniz,
serbestsiniz” dedi. Allah onlara karşı imkân verdikten sonra
onları affetti. Böyle yapmakla, intikam alma gücüne sahipken
suçluları affetme konusunda örnek oldu. Sonra Rasûlullah
sallallâhu aleyhi ve sellem Safa’ya oturdu. İnsanlardan, İslâm’a
girdiklerine, güçleri nispetinde itaat edeceklerine dair bey’at
aldı. Bey’at için başka insanlar da geldiler.
Fetih, 20 Ramazan, Cuma günü gerçekleşmişti. Peygamber
sallallâhu aleyhi ve sellem orada on beş gece kaldı. Sonra
Huneyn’e gitti. Mekke’de namaz kıldırması için Attab b.
Useyd’i, sünnet ve fıkhı öğretmesi için de Muaz b. Cebel’i görevlendirdi.(
229)
(229) Bkz.: el-Vefâ, s. 718, 720; Hâze’l-Habîbu ya Muhıbb, s. 254; Sahîhu’s-Sîre, s.
407.