Rahmet peygamberi Sitesi

Dünya İslam Birliği - Uluslararası Peygamberi Tanıtma ve Destekleme Komisyonu

Peygamberlerden Alınan Söz Ve Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem’in Müjdelenmesi

ce Allah şöyle buyurmuştur:
“Allah peygamberlerden ahit almıştı: And olsun ki size
kitap, hikmet verdim, sizde olanı tasdik eden bir peygamber
gelecek, ona mutlaka inanacaksınız ve ona mutlaka yardım
edeceksiniz, ikrar edip bu ahdi kabul ettiniz mi? demişti. Onlar:
Kabul ettik, demişlerdi. Allah da: Şahit olun, ben de sizinle
beraber şahitlerdenim demişti. Bunun ardından yüz çeviren
var ya, işte onlar yoldan çıkmışların ta kendileridir.”(47)
Ali b. Ebî Tâlib ve amcasının oğlu İbn Abbâs radıyallâhu
anhumâ şöyle demişlerdir: Allah, gönderdiği peygamberlerden
her birinden mutlaka onun için ahit almıştır. Allah, o
peygamber sağken Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem’i gönderseydi,
o mutlaka ona inanacak ve yardım edecekti. Onlara,
ümmetlerinden de söz almayı emretti. Muhammed sallallâhu
aleyhi ve sellem, onlar sağken gönderilseydi, onlar ona mutlaka
iman edecekler ve ona yardım edeceklerdi.(48)
Benzeri es-Suddî’den de rivâyet edilmiştir.
(47) Âl-i İmran, 81–82.
(48) İbn Kesir Tefsiri, I/493.
Kırk Oturumda Sevgili Peygamberimiz 39 صلى الله عليه وسلم
Yüce Allah, İbrahîm aleyhisselâm’ın dilinden şunu söyledi:
“Rabbimiz! İçlerinden onlara senin âyetlerini okuyan, kitabı
ve hikmeti öğreten, onları her kötülükten arıtan bir peygamber
gönder. Doğrusu güçlü ve hâkim olan ancak sensin.”(49)
İbn Kesîr rahimehullah şöyle demiştir.
“Yüce Allah, Harem’dekilere İbrahîm’in duasının gerçekleştiğini
haber vermek için, Allah’ın, onlara, onlardan yani
İbrahîm’in soyundan bir elçi gönderdiğini haber vermektedir.
Kabul edilen bu dua, Allah’ın, Muhammed sallallâhu aleyhi ve
sellem’i ümmî olanlara, bütün insanlara ve cinlere elçi olarak
tayin ettiği konusunda, önceki kaderine uygun düşüyor. Nitekim
İmam Ahmed, el-Irbâd b. Sâriye’den şunu rivâyet etti:
Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Ben, Âdem
daha balçık halindeyken, Allah katında peygamberlerin sonuncusuydum.
Bunun başlangıcını size haber vereceğim.
Ben atam İbrahîm’in duasıyım. İsa’nın kavmine geleceğini
müjdelediği peygamberim. Annemin rüyasıyım. Zaten peygamberlerin
anneleri böyle rüya görürler.”

Onun sallallâhu aleyhi ve sellem insanlar arasındaki adı, devamlı
söylendi, meşhur oldu ve her yere yayıldı. Nihâyet İsrailoğulları
soyundan gelen en son peygamber İsa b. Meryem
aleyhisselam onun adını açıkladı.

İsrailoğullarına şöyle bir konuşma
yaptı: “Ben, Allah’ın size gönderdiği elçisiyim. Benden
önce geçen Tevrat’ı doğruluyor, benden sonra gelecek, adı Ahmed
olan bir Rasûl’ü müjdeliyorum.”(50) Bundan dolayı o: “Ben
(49) Bakara, 129.
(50) Saf, 6.
40 Kırk Oturumda Sevgili Peygamberimiz صلى الله عليه وسلم
atam İbrahim’in duası ve Meryem oğlu İsa’nın müjdesiyim”(51)
demiştir.
Onun sallallâhu aleyhi ve sellem faziletlerinin ve özelliklerinin
eski kitaplarda belirtildiğine, Yüce Allah’ın şu sözü delildir:
“Onlar ki yanlarındaki Tevrat ve İncil’de yazılı buldukları
o elçiye, o ümmî peygambere uyarlar. O (peygamber) ki, kendilerine
iyiliği emreder, onları kötülükten meneder; onlara güzel
şeyleri helal, çirkin şeyleri haram kılar, üzerlerindeki ağırlıkları,
sırtlarındaki zincirleri kaldırıp atar.”(52)

Atâ b.

Yesâr şunu anlattı: Abdullah b. Amr b. el-Âs radıyallâhu
anh ile karşılaştım ve şöyle dedim: Bana, Rasûlullah
sallallâhu aleyhi ve sellem’in Tevrat’taki özelliğini söylesene! O
da: Tamam, vallahi, o Tevrat’ta, Kur’ân’daki gibi nitelenmiştir.
Şöyle ki: “Ey Peygamber! Biz seni şahit, müjdeci, uyarıcı ve
ümmîlere (acizlere) bir koruyucu olarak gönderdik.”(53) Sen
benim kulum ve elçimsin. Sana “Mütevekkil” adını verdim.
Bu peygamber, kötü huylu, katı kalpli, pazarlarda bağıran biri
değildir. O, kötülüğe kötülükle karşılık vermez, fakat o affeder,
bağışlar. Allah eğrilmiş, sapmış olan milleti bu peygamberle
onları la ilâhe illallah demeleri sûretiyle doğrultmadıkça, o
peygamberin ruhunu almayacaktır. Allah birçok kör gözü,
birçok sağır kulağı, birçok kapalı kalbi bu tevhîd kelimesiyle
açacaktır.”(54)
Beyhakî, İbn Abbâs radıyallâhu anh’dan şunu rivâyet etti:
(51) İbn Kesir, Tefsir, I/243.
(52) A’raf, 157.
(53) Ahzab, 45.
(54) Buhârî.

Kırk Oturumda Sevgili Peygamberimiz 41 صلى الله عليه وسلم
el-Cârûd b. Abdillah gelip Müslüman oldu ve şöyle dedi: Seni
hak ile gönderene yemin olsun! Senin özelliklerini İncil’de
gördüm. Betül’ün oğlu yani İsa b. Meryem aleyhisselam seni
müjdeledi.
Ebû Mûsâ el-Eş’arî radıyallâhu anh’ın rivâyet ettiğine göre,
Necaşî şöyle dedi: “Ben Muhammed’in, Allah’ın Rasûlü ve
İsa’nın müjdelediği kimse olduğuna şehâdet ediyorum. Eğer
üzerimde hükümdarlık görevi olmasaydı, yanına gider, ayakkabılarını
taşırdım.”(55)