Rahmet peygamberi Sitesi

Dünya İslam Birliği - Uluslararası Peygamberi Tanıtma ve Destekleme Komisyonu

m034.jpg

Kıyamet Günü

O son gün, büyük bir patlama sesi duyulacak ve dünyaya korku hâkim olacaktır. Bu korku her şeyi ve herkesi saracaktır. Yalnız Allah’ın sevdiği kulları onun şiddetinden kurtarılacaklardır.

O gün dağlar kum tepeleri gibi dağılıp toz bulutlarına dönüşecektir. Bütün bunlar Allah’ın kudretinin eserleri olarak gerçekleşecek ve O hepsinden haberdar olacaktır.

“Yeryüzü şiddetle sallandığı, toprak ağırlıklarını dışarı çıkardığı ve insan “Ne oluyor?!” dediği zaman, işte o gün yeryüzü Rabbinin ona bildirmesiyle bütün haberlerini anlatır.

O gün, insanlar yaptıklarının karşılığını görmek için dağınık bir halde gelirler.

 Kim zerre miktarı iyilik yapmışsa onu görür.

Kim de zerre miktarı kötülük yapmışsa onu görür.” (Zilzâl Sûresi)

 “Gökyüzü yarıldığı, yıldızlar döküldüğü, denizler birbirine karıştığı mezardakiler dışarı çıkarıldığı zaman, her can ne yapıp getirdiğini, neyi de yapmayıp ertelediğini çok iyi bilir.” (İnfitâr, 1-5)

“Güneş dürüldüğünde,

yıldızlar döküldüğünde,

dağlar sökülüp yürütüldüğünde,

gebe develer salıverildiğinde,

yabani hayvanlar korkudan toplaştıklarında,

denizler kaynatıldığında, canlar birleştirildiğinde,

diri diri toprağa gömülen kıza, hangi suçla öldürüldüğü sorulduğunda,

yapılanların yazılı olduğu defterler yayıldığında,

gökyüzü yerinden oynatıldığında,

cehennem ateşlenip cennet yaklaştırıldığında,

her can ne getirdiğini öğrenmiş olacaktır.” (Tekvîr, 1-14)

 

“Hatırlarsanız, İsrailoğullarından: Yalnız Allah’a kulluk edecek, anne-babaya, akrabaya, yetimlere ve güçsüzlere iyilik edeceksiniz diye söz almış ve “İnsanlara güzel söz söyleyin, namazı kılın, zekâtı verin” buyurmuştuk. Sonra azınız dışında, yüz çevirdiniz.” (Bakara, 83)

 “İnsana, anne babasına iyilik etmesini emrettik. Annesi onu sıkıntıyla taşıyıp yine sıkıntıyla doğurmuştur. Onun anne karnında taşınması ile sütten kesilmesi, otuz aydır. O, güçlü çağına erip kırk yaşına varınca şöyle der:

Rabbim! Bana ve anne babama verdiğin nimete şükran duymamı ve Seni hoşnut edecek işler yapmamı sağla. Soyumdan gelenlerin durumlarını da düzelt. Ben sana tevbe ettim ve ben Müslümanlardanım.” (Ahkaf, 15)